Mastit olarak bilinen meme enfeksiyonu, meme dokusunun iltihaplanmasının genel adıdır. Yaygın olarak 18 ile 50 yaş arası kadınlarda görülmektedir.
Emzirme ile ilgili olanlar (emzirme mastiti-laktasyonel mastit-puerperal mastit) ve emzirme ile ilgili olmayanlar (nonlaktasyonel mastit- non-puerperal mastit)) olarak 2 gruba ayrılır.
Mastit en çok emziren annelerde görülür ve bu duruma laktasyonel veya lohusalık mastiti denir.
Emzirme sırasında meme kanallarında genişleme ve çatlaklara bağlı zayıf alanlar oluşabillir. Çoğunlukla emzirme sırasında bebekten annenin memesine bu çatlaklardan içeri giren mikroorganizmalar, süt kanallarında ve meme dokusunda çoğalarak emzirme (lohusa) mastitine neden olur. Aynı zamanda süt kanallarından atılamayan sütler de enfeksiyon oluşumuna neden olabilir. En sık ilk doğum sonrasında emzirme sırasında ve ilk 3 ayda ortaya çıkar.
Bebek doğduktan sonraki birkaç gün içinde memeden süt gelmeye başlar. Daha fazla süt üretimi için göğüse daha fazla sıvı ve kan gider, göğüs şişer. Bu da ağrıya neden olabilir. Tedavi gerektirmez, bebek emdikçe belirtiler genellikle azalır.
Bebekler ilk aylarda memeyi tam kavrayamayabilirler, bu da memede süt birikimine neden olabilir. Devamında mastit ortaya çıkabilir. Ayrıca emzirme tekniklerinin hatalı olması, annenin yorgun, uykusuz yada stresli olup bağışıklık sistemini zayıflatması meme enfeksiyonu (mastit) oluşmasını kolaylaştırır.
Bu grup altında bakteri etkisiyle oluşmayan ya da etken olarak bir mikroorganizmanın saptanamadığı hastalıklar;
Büyük oranda sigara kullanan kadınlarda görülür. Özellikle diyabet, kronik hastalıklar, AIDS, bozulmuş immün sistemi olan kişiler meme enfeksiyonuna yatkındır. Bağışıklık sisteminin zayıflaması meme enfeksiyonu için büyük bir risktir. Dışarıdan gelen bakterilere vücut açık hale gelerek enfeksiyon oluşmasını kolaylaştırır.
Emzirmeye bağlı olmayan bir enfeksiyon tipidir. Meme başı etrafında başlar ve süt kanalları çevresinde gelişir. Meme başı çevresinde veya memenin kenar bölümlerinde olabilir. Çok büyük bir kısmı sigara kullanımı ile ilişkilidir, 15 kat daha sık görülür. Sigaranın meme başı arkasındaki süt kanallarında tahribat yapması nedeniyle bölge enfeksiyonlara uygun hale gelir. Periduktal mastit, aşırı kilolu olanlarda (obezite),şeker hastalığı olanlarda (diyabetes mellitus),siyah ırkta ve meme cildine girişim yapılanlarda (piercing, dövme gibi) daha sık görülür.
Nedene bağlı granülomatöz mastit ve idiopatik lobüler granülomatöz mastit olmak üzere temel olarak iki türü bulunur.
Nedene bağlı olanlar arasında sarkoidoz, histoplazmozis, Wegener granülomatozu, tüberküloz, tifo, bruselloz gibi hastalıklar yer alır. Ülkemizde en sık görülen tüberküloza bağlı oluşan mastitdir.
İdiyopatik granülomatöz mastit, kesin nedeni belli olmayan, genellikle otoimmün (kişinin kendi meme dokusuna reaksiyon geliştirerek) olduğu düşünülen bir hastalıktır.
Mastit nadiren erkeklerde de görülebilir.
meme enfeksiyonu nedenleri arasında sayılabilir.
Mastitin belirtileri genellikle aniden ortaya çıkar ve hızla şiddetlenir. Hızlı müdahale gerektirebilir.
belirtiler arasındadır.
Meme enfeksiyonu olan kişinin mutlaka genel cerrahi uzmanına veya meme hastalıkları uzmanına başvurması gerekir.
Mastit tanısı için genellikle hastanın hikayesi (gebelik, laktasyon, tekrarlayan enfeksiyon, sistemik veya bilinen hastalık sorgulanması) ve fizik muayenesi yeterli olur. Doktor tarafından yapılan fizik muayenede memenin görünümü, hassasiyeti, kızarıklık ve sıcaklık artışı değerlendirilir. Enfeksiyonun yaygınlığı ve ciddiyeti değerlendirilir. Buna göre antibiyotik tedavisi ve ağrı kesici verilir.
Laboratuvar Tetkikleri: Kan testleri ile enfeksiyon belirteçleri ve tam kan sayımı incelenir.
Görüntüleme Yöntemleri: Ultrasonografi veya emzirmiyorsa mamografi ile meme dokusundaki değişiklikler değerlendirilir.
Mamografinin mastit ve meme apselerinin akut değerlendirmesinde sınırlı değeri vardır. Mamografide bir kısmında anormallik olmayabilir, ya da cilt kalınlaşması, retraksiyon, nodüler opasiteler, nonspesifik asimetrik dansite artışı, süt kanallarında genişleme, içerinde veya duvarlarında kalsifikasyon görülebilir.
Mamografik bulgular sıklıkla kanseri taklit eder. Bu nedenle, tedavi sonrasında ve altta yatan meme lezyonları belirlenebildikten sonra en faydalı olur. 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlar ve maligniteden şüphelenilenler, akut durumun çözülmesinden sonra mamografi çektirmelidir
Ultrasonografi ise ilk değerlendirmede yararlı bir tanı aracıdır; şüpheli meme enfeksiyonu olan tüm yaş grupları (yenidoğanlar dahil) için tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Süt kanallarında genişleme, tübüler birleşimleri olan düzensiz kitleler, tek ya da multiple hipoekoik tübüler /nodüler fokal ya da segmenter parankimal heterojenite ve hipoekojenite olarak görülürler. Ultrason ile meme dokusundaki kitle ve sıvı birikimi, enfeksiyonun yayılımı değerlendirilir. İnce iğne aspirasyonu, tanısal ve terapötik amaçlarla meme apsesini boşaltmak için kullanılabilir.
Mastit kansere neden olmaz. Yoğun periduktal mastiti olan hastaların mamografik bulguları inflamatuar meme kanserine benzeyebilir. İkisi de memede mastit ile benzer belirtilerin oluşmasına neden olur. İnflamatuar meme kanseri nadir olarak görülse de kanser riskini ekarte etmek için , meme ultrasonu veya mamografi gibi görüntüleme yöntemleri ve meme biyopsisi yapılması gerekebilir.
Mikrobiyolojik İnceleme: Akıntı varsa veya anne sütünden kültür alınarak enfeksiyona neden olan mikroorganizma belirlenir. Böylece doktorun hangi antibiyotik türünü kullanacağına karar vermesine yardımcı olabilir.
Periduktal Mastitte, Memede bir ya da birden fazla, sıklıkla meme başından uzakta yerleşmiş, üzerindeki ciltte kızarıklık ve sertlik yapan hassas mastit alanları ve apse odakları vardır. Meme başında çekinti, apse ağzı, portakal kabuğu görünümü (selülit) ve koltuk altı lenf bezi büyümesi saptanır.
Periduktal mastitin tanısında hastanın yaşına göre mamografi ve meme ultrasonografisi kullanılır. Kanser tanısını dışlayabilmek için görüntüleme eşliğinde kalın iğne biopsisi yapılır. Hem patolojik tanı konulur hem de mikrobiolojik inceleme ile etken mikroorganizma saptanabilir.
Genellikle aylar içinde tekrarlayan mastit ve apse atakları olur. Uygun apse drenajı sonrasında memenin farklı bölgelerinde de tekrarlayabilir.
Granülomatöz Mastitte, genellikle hastanın hikayesi ve meme muayenesi sonrasında mastit tanısı konmasına rağmen tekrarlayan mastit varlığında şüphelenilir.
Klinik olarak inflamatuvar meme kanseri ile karışabileceğinden mutlaka ultrasonografi ve biyopsi gereklidir. Hasta 40 yaşından büyükse mamografi de yapılarak kanser olasılığı elenir.
Granülomatöz mastit şüphesi devam eden hastalara kalın iğne biyopsisi (tru-cut biyopsi) yapılır.
Lohusa mastiti meme kanseri riskini arttırmaz.
Mastit genellikle tek memede oluşur. Mastitin geçebilmesi için ilk yol, memedeki sütün boşaltılmasıdır. Bunun içinse en kolay çözüm bebeği emzirmektir. Doktor aksini söylemediği sürece, lohusalık mastitinde emzirmeye devam edilmelidir.
Emzirme sırasında oluşabilecek ağrı ve yanma hissini azaltmak içinse emzirmeden önce memeye ılık kompres uygulanmalıdır. Kompres için su torbası ve ılık bir duş tercih edilebilir. Emzirmeye devam etmek veya sütün pompa yardımıyla boşaltılması apse oluşumun riskini azaltır.
Sütün tadı biraz tuzlu olabileceğinden, bebeği memeyi almaya teşvik etmek için farklı emzirme pozisyonları denemek faydalı olabilir. Ayrıca bebek emdikten sonra da göğsü sağmak, süt kanallarınızı daha etkin boşaltmayı sağlayacaktır. Eğer bebek memeyi yine de almak istemiyorsa birçok annenin yaptığı gibi süt sağılır. Böylelikle, genellikle bir hafta içerisinde sütteki tuzluluk kaybolana kadar süt üretimi devam ettirilebilir.
Eğer süt boşaltılmasına rağmen belirtiler devam ediyor ve meme ucundaki çatlak büyüyorsa bu durumda doktor kontrolünde antibiyotik tedavisine başlanmalıdır.
Çoğu meme enfeksiyonu (mastit),zamanında tedavi edildiğinde, hızla ve ciddi komplikasyonlar olmadan iyileşir. Uygun tedavi ile belirtiler 1-2 gün içinde geçmeye başlamalıdır. Başlangıçta sadece antibiyotik kullanımı ile hastalığın tedavisi mümkündür.
Emzirme dışı mastitlerde Periduktal mastit neredeyse tamamen tütün kullanımıyla ilişkili olduğundan, bu hastalara sigarayı bırakma tavsiyesi verilmelidir .
Eğer klinik tabloda enfeksiyon ön planda ise tedavide antibiotik ve antienflamatuvar ilaçlar kullanılır. Apse var ise boşaltılmalıdır. Eğer bu tedaviler ile düzelme olmuyor ya da düzeldikten sonra tekrarlıyorsa cerrahi olarak subareolar (meme başı altı) çıkarılması uygulanır.
Hastalığın seyrine göre kontrol, tıbbi veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Tıbbi tedavide de sıklıkla steroid kullanılır Granülamatöz mastitte eğer apse oluşmuş ise drene edilmelidir.
Uygun antibiyotik tedavisi ve apse drenajı ile tedavi edilebilir. Yaygın tutulumu olan ya da tedaviye dirençli hastalarda steroid tedavisi kullanılabilir. kortikosteroidlerle yapılan tıbbi tedavi, iltihaplı hastalığın önemli ölçüde gerilemesini sağlayarak daha konservatif cerrahiye olanak tanır. İltihabi alanının ameliyatla çıkartılması geniş doku kaybı ve kötü yara iyileşmesi nedeniyle mecbur kalınmadıkça yapılmaz.
Tüberküloz mastitlerde enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve genel cerrahi uzmanı birlikte tedavi etmelidir.
Antibiyotik tedavisine cevap vermeyen, tedaviye dirençli meme enfeksiyonlarında şeker hastalığı, AIDS veya mantar hastalıkları da akla getirilmeli ve bunlara yönelik testler yapılmalıdır.
Şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliği ve kemoterapi gören, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda meme başından uzak bölgelerde gelişen abselerde boşaltılıp antibiyotik tedavisi uygulanması gerekir.
Bazı durumlarda enfeksiyon zemininde meme kanseri bulunabilir. Bu nedenle enfeksiyon tedavi edildikten 3-4 hafta sonra tekrar ultrason ile kontrol etmek gerekir.
Enflamatuar meme kanseri bulguları, enfeksiyon bulguları ile karışabilir. Meme kızarır, şişer, ısınır ve portakal kabuğu görünümü alır. Mastit tedavisine başlanıldığı halde beklenen iyileşme görülemezse, tedaviye yanıt vermeyen şişlikler, emzirme dışı dönemde görülen kızarıklıklar, meme başında çekilme, koltuk altında ele gelen sert lenf bezleri, meme cildinde portakal kabuğu görünümü tespit edildiğinde, apse veya iltihaplı bölgeden mutlaka biyopsi alınması gerekir. Kesin tanı patoloji sonuçlarına göre konur ve tedavi başlatılır.
Memede enfeksiyonu önlemek için yapılabilecekler:
Erkeklerde mastit nadir görülmekle birlikte, çeşitli faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Erkeklerde meme enfeksiyonu genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:
Belirtileri arasında etkilenen bölgede ağrı, şişlik, kızarıklık ve sıcaklık bulunur. Tedavi genellikle enfeksiyon varsa antibiyotiklerle birlikte ağrı kesici önlemleri içerir.
Erkek meme apseleri nadirdir, meme dokusu içinde lokalize olmuş irinli materyal birikimidir. Nedenlerin çoğunda ortak bir immünosupresyon unsuru bulunmaktadır.
Meme apsesi olan hastalarda meme şişmesi, ağrı, eritem, meme başı akıntısı veya retraksiyon görülür.
Meme lezyonu ile başvuran bir erkekte, lezyonun iyi huylu mu, kötü huylu mu olduğunu anlamak için, klinik değerlendirme, mamografi ve ultrasonografi ve biyopsi - kültür yapılır. Tedavide hem antibiyotik hem de drenaj gerekir. Enfeksiyonun devam ettiği durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir.